Seçim sonucunu iktidarın ekonomik ve ötekileştirici politikaları belirledi.

Yerel yönetim seçimleri doğu ve güneydoğu illeri dışında ana muhalefet partisinin “başarısı” ile sonuçlandı. Doğu ve güneydoğu illerinde ise tüm baskılara rağmen muhalefet partisi DEM, süreci başarıyla tamamladı.

Baştan söyleyelim, bu sonuç iktidar tarafından dışlanan, görmezden gelinen tüm yurttaşlara bir umut ışığı oldu, moral üstünlük sağladı.

Seçimin sonucu gösteriyor ki, oy kullanmak için sandığa giden yurttaşların, iktidara kaybettirmek konusunda kafaları çok netti.

Seçimin sonucunu belirleyen başat konu kuşkusuz ki, yoksulluk oldu. Bunun yanında son yıllarda iktidar tarafından horlanan, dışlanan başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere, kadınlar, LGBT’liler, emekliler ve diğer dezavantajlı guruplar oldu.

Seçime katılım oranının düşük olması da seçim sonucunu etkileyen nedenlerden birisi oldu. AKP’li seçmenin bir bölümünün başka partiye oy vermektense oy vermemeyi tercih ettiğini ve bu sebeple sandığa gitmediğini, dolayısıyla kendi partisine tepki gösterdiği gerçeğini de görmeliyiz.

İktidarın uyguladığı Dünya Bankası’nın dayattığı ekonomi politikasının sonucu olarak emekçiler, emekliler, engelliler, ev kadınları, kısacası milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşamaya çalışıyor. İktidarın toplumun emeği ile geçinen kesimlerini yoksulluğa mahkûm ettiği bu ekonomik politikaya, ötekileştirici siyasi politikalar da eklenince seçimlerin sonucunun AKP’nin beklemediği bir yenilgi olması kaçınılmazdı.

Seçim sürecinde en çok konuşulan kesimlerden biri de Aleviler oldu. Aleviler yerel seçimlerde nasıl tutum alacak? Bu sorunun gündemde tutulmasının sebebi kuşkusuz ana muhalefet partisinin kongresinde yaşananlar oldu. Bunun dışında Alevilerin farklı siyasi tercihleri olduğu gerçeği de bilinmekte idi. O nedenle, Alevilerin ana muhalefete bir bütün olarak siyasi destek verip-vermeyeceği kuşkusu vardı.

Alevilerin siyasi tutumlarının yekpare olmadığı gerçeğini kabul etmek gerekir. Ama bu seçimler de iktidarın kaybetmesi için ana muhalefet partisinin içindeki yaşananlar, kimsenin önceliği olmadı. Seçim sonucu, bunu bize net olarak gösterdi. Bu seçimde Aleviler AKP’ye yenilgi yaşatmak üzere sonuç alıcı biçimde oy kullandı.

Ekonominin durumu, toplumun diğer kesimlerinde olduğu gibi Alevilerin de seçimlerdeki tutumunu belirleyen en önemli etken oldu. Ama ayrıca ötekileştirilmeden en çok etkilenen toplumsal kesim de Alevilerdi. Siyasi olarak da devlet eliyle dindarlaştırma girişimlerine karşı laiklik ve demokrasi talepleriyle tercihlerini yaptılar.

Seçim sürecinde ve sonrasında çokça konuşulan konulardan biri de Alevilerin yerel yönetimlerden ne beklediği? Bu soruya net bir yanıt vermek mümkün değil. Bireysel beklenti içinde olan da var, kurumsal beklentileri olan da. Yıllardır devlet tarafından dışlanmış, yok kabul edilmiş hissinden dolayı bu beklentiler doğal olarak görülebilir. Ancak bu tutumu dün olduğu gibi bugün de doğru bulmuyorum. Yurttaşlık hak mücadelesi, bireysel ve kesimsel çıkarlara indirgenmemelidir. Yerel yönetimler, toplumu kutuplaştırmadan ve bazı kesimleri ötekileştirmeden her yurttaşa eşit hizmet götürmelidir.

Ahmet Koçak, 12 Nisan 2024, Küçükkuyu

Not: Dijital yayın yapan "artıgerçek" gazetesinden gazeteci Esra Çiftçi Alevilerin seçim sonucunu değerlendirdiği bir dosya hazırladı ve 14 Nisan (bugün) günü yayınlandı. Dosya için hazırladığım metnin tamamını buradan yayınlıyorum.  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ahmet Koçak Özgeçmiş

Esrarî Kimdir?