Kayıtlar

Müzisyen etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Seçim sonucunu iktidarın ekonomik ve ötekileştirici politikaları belirledi.

Yerel yönetim seçimleri doğu ve güneydoğu illeri dışında ana muhalefet partisinin “başarısı” ile sonuçlandı. Doğu ve güneydoğu illerinde ise tüm baskılara rağmen muhalefet partisi DEM, süreci başarıyla tamamladı. Baştan söyleyelim, bu sonuç iktidar tarafından dışlanan, görmezden gelinen tüm yurttaşlara bir umut ışığı oldu, moral üstünlük sağladı. Seçimin sonucu gösteriyor ki, oy kullanmak için sandığa giden yurttaşların, iktidara kaybettirmek konusunda kafaları çok netti. Seçimin sonucunu belirleyen başat konu kuşkusuz ki, yoksulluk oldu. Bunun yanında son yıllarda iktidar tarafından horlanan, dışlanan başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere, kadınlar, LGBT’liler, emekliler ve diğer dezavantajlı guruplar oldu. Seçime katılım oranının düşük olması da seçim sonucunu etkileyen nedenlerden birisi oldu. AKP’li seçmenin bir bölümünün başka partiye oy vermektense oy vermemeyi tercih ettiğini ve bu sebeple sandığa gitmediğini, dolayısıyla kendi partisine tepki gösterdiği gerçeğini de gör...

Mekteb-i İrfan - Zorunlu Bir Açıklama

Bu makaleyi, akademisyen Yusuf Benli’nin doktora tezi için geçen yıl yazmıştım. Yusuf Benli, makalenin tamamını değil, teziyle ilgili bölümünü İngilizce çevrisiyle kitabına (henüz yayınlanmadı) aldı. Bu makaleyi hazırlarken üzerine çalıştığım meselenin derinliğini fark etmiş, bu konunun bir makale ile sınırlı olamayacağına kanaat getirmiştim. O nedenle yayınlamama kararı almıştım. “Mekteb-i İrfan Muhabbetleri” başladığı günden bugüne gerek sanal medyada, gerekse Alevi-Bektaşi kurumlarının içinde belli kesimlerce hedef gösterildi. Hedef gösteren, düşmanca tavır alanların bir kısmı Mekteb-i İrfan’ın ne olduğunu bile bilmiyor: Kulaktan dolma ya da doldurulma bilgilerle saldırıyor. Bunların niyetleri kötü de olsa cehaletlerine sayıp yanıt verme gereği bile duymadık. Oysaki saldıranların bir kısmı Mekteb-i İrfan’ın ne olduğunu gayet iyi biliyorlar. İşte bu kesimden birisi son günlerde kötü niyetli saldırılarına bir yenisini daha ekledi: Sanal medyada Mekteb-i İrfan Muhabbetlerine olan karın...

“Sivas Katliamı, Onlar Işık Oldular” Kitabının Genişletilmiş Baskısı Çıktı

Resim
“Sivas Katliamı, Onlar Işık Oldular” kitabının üçüncü genişletilmiş baskısı çıktı.  Bu kitap, Sivas Katliamının onuncu yılında yayına hazırlandı. Ahmet Koçak’ın yayına hazırladığı kitap, Sivas katliamından şans eseri sağ kurtulan tanıkların katkılarını içeriyor. Çalışmaya katkıda bulunan tanıklar, Sivas katliamı günü yaşadıklarını, Aziz Nesin’e yapılan suçlamaları, mahkeme sürecini ve aradan geçen on yılın Türkiye ve Alevi hareketine getirdiği değişim ve gelişimleri değerlendiriyorlar. *** 3. Baskıya Sunumdan: Sivas Katliamının üzerinden otuz yıl geçti. Otuz yıl önce, 2 Temmuz 1993’te otuz üç can; otuz üç aydın, yazar, şair ve genç Sivas’ta Devletin askeri, polisi, valisinin gözü önünde katledildi. Sivas Olayları olarak tarihe geçen bu vahşette, iki kişi otel görevlisi ve saldırganlardan iki kişi de hayatını kaybetti.(…) Amacımız, yaşanan bu dramın tekrar etmemesi için, yaşananların unutulmamasıdır. Amacımız, unutturmamaktır. Katliamın otuzuncu yılında Sivas’ta kaybettiğimiz canlar...

Malatya Gezisi - Derleme Çalışması

Bir dizi etkinliği takip etmek ve kaynak kişilerden kayıt almak için, arkadaşım, dostum sanatçı Aynur Haşhaş ile birlikte 19 - 25 Mayıs 2000 tarihinde Malatya’ya gittik. Aynur Haşhaş ile Malatya ve köylerine yaptığımız bu ziyaretimizde bize Eşref Doğan Dede rehberlik etti. Bu süreçte Mustafa Tosun Dede (1936 - 12 Ağustos 2020); Kalender Topalcengiz Dede (1925 - 1 Mart 2004); Mustafa Tosun Dedenin ablası, Kalender Topalcengiz Dedenin eşi Zeynep Tosun Topalcengiz Ana; Mustafa Tosun Dedenin torunu Hikmet Tosun ve Doğan Kılıçaslan Dede ile görüştük ve kayıtlar yaptık. Kırlangıç Köyünde Hüseyin Doğan Dedenin anma etkinliğine katıldık, yapılan bu etkinlikten de kayıtlar yaptık. Malatya’da kaldığımız sürece SHP Milletvekili İbrahim Aksoy’un kardeşi Hüseyin Aksoy ve eşi Sakine Aksoy’a mihman olduk. Bizlere aile sıcaklığında evini açan, mihman eden bu canlarımıza çok çok teşekkür ederiz. Ziyaretimiz sürecinde kamera çekimlerinde Hüseyin Aksoy ve Sakine Aksoy’un oğlu Derviş Aksoy bize yardımcı o...

"Sivas Katliamı, Onlar Işık Oldular" Kitap

Resim
“Sivas Katliamı, Onlar Işık Oldular” kitabının 3. Genişletilmiş Baskısı yakında çıkıyor. Bu kitap, Sivas Katliamının onuncu yılında yayına hazırlandı. Ahmet Koçak’ın yayına hazırladığı bu kitap, Sivas Katliamından şans eseri sağ kurtulan tanıkların katkılarını içeriyor. Çalışmaya katkıda bulunan tanıklar, Sivas katliamı günü yaşadıklarını, Aziz Nesin’e yapılan suçlamaları, mahkeme sürecini ve aradan geçen on yılın Türkiye ve Alevi hareketine getirdiği değişim ve gelişimleri değerlendiriyorlar. *** 3. Baskıya Sunumdan: Sivas Katliamının üzerinden otuz yıl geçti. Otuz yıl önce, 2 Temmuz 1993’te otuz üç can; otuz üç aydın, yazar, şair ve genç Sivas’ta Devletin askeri, polisi, valisinin gözü önünde katledildi. Sivas Olayları olarak tarihe geçen bu vahşette, iki kişi otel görevlisi ve saldırganlardan iki kişi de hayatını kaybetti.(…) Amacımız, yaşanan bu dramın tekrar etmemesi için, yaşananların unutulmamasıdır. Amacımız, unutturmamaktır. Katliamın otuzuncu yılında Sivas’ta ka...

Hıdırellez Kutlamaları

Resim
Abdal Musa Dergahının bulunduğu Antalya, Elmalı, Tekke Köyünde, 8 Mayıs 2022 tarihinde Hıdırellez etkinliği yapıldı. Etkinliğin sunumunu araştırmacı - yazar Ali Aksüt yaptı. Etkinliğin açış konuşmalarını, Halife Baba Hüseyin Eriş ve Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma Derneği Başkanı Mehmet Özel yaptılar. Açış konuşmalarından sonra yerel sanatçılar, Hüseyin Alkaya ve Yasin Şentürk türküler ve deyişler söylediler. Sonrasında Naciye Çokbilir ve oğlu Cevahir Çokbilir, barak havası, türküler ve deyişler seslendirdiler. Genç sanatçılarımızdan Merdan Güzelgün de iki deyiş söyleyerek etkinliğe coşku kattı. Zakir Fahrettin Aksünger öncülüğünde Antalya merkezde çalışmalarını yapan Özde Canlar Semah Grubu çeşitli yörelerden derlenen semahları icra ettiler. Daha sonra Halk Ozanı Kulcan mahlaslı İlyas Şimşek ve Taner Bektaş sevilen deyişleri seslendirdiler. Program, Şener Akgüneş, Hatice Akgüneş, Ali Erçin ve Hatice Erçin canlardan oluşan Tekke Köyü Semah Grubunun yerel semahları icr...

Uluslararası Semah Sempozyumu ve Semahlar Buluşması

Resim
Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat Vakfı tarafından organize edilen, “Uluslararası Semah Sempozyumu ve Semahlar Buluşması”, 3-4 Haziran 2016 tarihinde İzmir, Seferihisar’da yapıldı. Sempozyumun birinci günü akşamı katılımcılar, nefesler, deyişler, türküler söyleyerek muhabbet yaptı. Etkinliğin ikinci gününde gündüz, Teos Ormancı Tatil Köyünde semahlar hakkında sunum yapıldı. Sunuculuğunu araştırmacı-yazar Ali Aksüt’ün yaptığı sempozyum, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra Vakıf Başkanı Gülağ Öz’ün açış konuşmasıyla başladı. Akademisyen-sanatçı Dr. Gani Pekşen, açış konuşmasından sonra üç deyiş nefeslendirdi. Daha sonra sunumlara geçildi. Etkinliğe davetli olarak katılan gazeteci-yazar Ayhan Aydın, etkinlik hakkında yazdığı uzunca bir haber-yorum yazısında etkinliğin sunum kısmını şöyle aktardı: “Birinci oturumun başkanlığı, son dönem Alevilik araştırmacılığında büyük enerjisi ve gayretleriyle dikkat çeken, yazdığı kitaplarla takdir toplayan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ersal ...

Aynur Haşhaş Kimdir?

Resim
Aynur Haşhaş, 1967 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini tamamladıktan sonra 1983 yılında İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümü’ne başladı. Üniversite eğitimini Nida Tüfekçi Hoca’nın tavsiyesi ile derleme yapmak için Temel Bilimler Bölümüne geçerek 1991 yılında tamamladı. Sanatçı, 1987 yılından bu yana; derleme, araştırma, halk oyunları ve semahlarla ilgili türkü derleme çalışmalarını Anadolu’yu gezerek yapmaktadır. 1990’dan itibaren de gelenek, görenek ve Anadolu inançlarıyla ilgili çalışmalar yürütmektedir. Aynur Haşhaş ayrıca sanatın her alanına ilgi duymakta, ileri seviyede halk oyunları oynamakta, semah dönmekte ve tangoya ilgi duymaktadır. Aynur Haşhaş, sosyal çalışmalarının yanı sıra profesyonel olarak albüm çalışmalarını sürdürmektedir. Anadolu’nun Kayıp Şarkıları, Geçti Gönül Baharımız Yazımız ve Transborders Project çalışmasında rock sound alt yapısıyla gerçekleşmiş eserleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Fransa-İngiltere-Polonya ort...

Hüseyin Aslan Kimdir?

Resim
Sivas’ın İmranlı ilçesine bağlı Hasköy (İnhas) köyü doğmuşum. Beş yaşına kadar köyümde yaşadıktan sonra babamın memuriyeti nedeniyle İskenderun’a taşındık. İskenderun Gültepe mahallesinde hem siyasal hem de sanatsal açıdan çok fazla etkileşim içinde kaldım. Özellikle Elbistan ve Malatya kökenliler içinde onların kültürlerinden ve türkülerinden çok etkilendim. Sivas şehidi Nesimi Çimen’in cemine de yine İskenderun’dayken katılma şansım oldu. Bu arada bugün öte âleme göçmüş Sinemili dedelerinin çoğunu da yine Gültepe’deyken tanıma olanağı buldum ve kendilerinden feyz aldım. Sonrasında eğitim hayatıma devam edip iki ayrı üniversitede eğitim aldıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirip avukatlık yapmaya başladım. Özellikle Halk müziği sanatçılarının birçoğunun vekilliğini üstleniyorum. Telif Hakları alanında uzmanlaştım. Uzun yıllar MESAM Haysiyet Kurulu başkanlığı yaptım. Sanat hayatımın dönüm noktalarından biri de Musa Eroğlu ile olan müzikal birlikteliğim oldu. M...

Hüseyin Kara - Karani Kimdir?

Resim
“Yalansız Bir Dünya” ve “Hacı Bektaş ile Mahzuni” adlı iki kaseti yayınlanan Hüseyin Kara / Karani’nin kendi kaleminden hayat hikâyesi. Ahmet Koçak *** Sivas Kangal Dışlık köyü [6 Mayıs 1961] doğumluyum. İlköğrenimimi bu köyde, ortaöğrenimimi Ankara’da tamamladım. Ozanlık geleneğiyle tanışmam da doğmuş olduğum köyün folklorik yapısıyla ve dedem Hüseyin Apaydın’ın çok büyük etkisi vardır. Böylesi bir köyde türkülere gönül vermiş olanlar içerisinde benim de Hüseyin Kara olarak etkilenmemem mümkün değildi. Elektriğin henüz olmadığı plaktan kasetçalara geçiş döneminde Âşık Mahzuni’nin plağını dinlediğimde, içimde türkülere karşı duyduğum sevgi ve ilgi biraz daha artmıştır. Daha sonra Ankara’ya gelmem, birçok ozanla tanışmam, bu alanda araştırmalar yapmam ozan derneklerine gidip gelmem ve üyesi olmam 1992’de Kültür ve turizm Bakanlığına bağlı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğüne işe girmem, geçen bu zaman zarfı içerisinde Âşık Mahzuni’yle tanışıp beğenisini kazanmak v...

Esrarî Kimdir?

Resim
Ozan Esrarî 1985 yılında Hatay, Kırıkhan’da dünyaya gelmiştir. Asıl adı Mehmet Şahan olan ozanımızın ailesi Malatya, Doğanşehir, Topraktepe köyünden Hatay’a göç etmiştir. Ozan, olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle öğrenimini yarım bırakmıştır. Askerlik sonrası, İskenderun Belediyesinde çalışmaya başlayan Ozan Esrarî, aynı dönemde yarım bıraktığı öğrenimine devam etmiştir. Ortaokulu dışardan tamamlayan ozan, Akşam Ticaret Lisesinden mezun olmuştur. Öğrenimine Açık Öğretim Fakültesi İç İdari bölümünde devam eden ozan, üçüncü sınıftan sonra yine ekonomik koşulların olumsuzluğu yüzünden örgün eğitime nokta koymak zorunda kalmıştır. İskenderun Belediyesinde yirmi yıl abone şefi olarak çalıştıktan sonra emekli olan Esrarî, 2000’li yıllarda Tarsus’a yerleşmiştir. Evli ve üç çocuk babası olan Esrarî, Tarsus’ta yaşamaktadır. Ozanımız bağlamayı yedi yaşlarında iken öğrenmeye başlamıştır. İlkokul yıllarında şiir yazmaya başlayan Esrarî, Pir Sultan Abdal, Şah Hatayî, Seyit Nesimî, Yunus Emre gibi o...

Ali Murtaza Dede Kimdir?

Resim
Ali Murtaza Dede, 1922 yılında Maraş’ın Pazarcık kazası Armutlu köyünde doğdu. Ali Murtaza Dedenin babası yedi yaşındayken, dedesi Elazığ’ın Keban kazasından Maraş’a göç etmiş. Ali Murtaza Dede, 12-15 yaşları arasında babasından saz çalmayı öğrenmiş. Uzun zaman tarlalarda çalışıp, çiftçilik yapmış. Babası Murtaza Dede, 1955 yılında Hakk’a yürüdüğünde Ali Murtaza Dede otuz yaşlarında dedelik hizmeti yapmaya başlamış. Yaklaşık on sene dedelik hizmeti yaptıktan sonra 1986 yılında Fransa’ya göçtü. 2000 yılında Fransa’da Hakk’a yürüdü. Ali Murtaza Dedenin ilk albümü “Adı Güzel Ali’yle” 1992 yılında Londra’da, Londra Türk Halk Müziği Çalışmaları Merkezi tarafından yayınlandı. İkinci albümü, “Bu Bir Sevdadır Sevdiğim” 31 Ekim 2003 yılında Kalan Müzik tarafından yayınlandı. Ahmet Koçak

Nesimi Çimen Kimdir?

Resim
Nesimi Çimen Kimdir? Nesimi Çimen, 1931 yılında Adana’nın Saimbeyli kazasının Fatmalı köyünde doğdu. Buradan, 1941 yılında Kayseri Sarız’a göç ettiler. Derviş Cemal ocağından olan Nesimi Çimen, daha çocukken cemlere giriyor, orada büyüklerini dinleyerek Alevi-Bektaşi-Kızılbaş kültürüyle yetişiyor. Ömrünün son anına kadar elinde bırakmadığı iki telli curasını çalmayı da bu yıllarda öğreniyor. Dede soyundan olmasına rağmen dedelik hizmetini yapmıyor. Ancak ozanlık geleneğini Hakk’a yürüyüşüne dek sürdürüyor. 1962 yılından itibaren Türkiye dışında, birçok Avrupa ülkesinde de konserler vererek topluma, emekçi kesime sesleniyor. Bunun yanında 1964 yılında ilk plak çalışması, 1970 yılında Almanya’da on adet plak çalışması ve Fransa’da bir uzunçalar plak yayınlanıyor. Yine Almanya’da üç kaset ve 1984-1986 yıllarında İsveç’te iki kaset çalışması yaparak sanat yaşamını sürdürüyor. Hurafelere, akla uymayan boş düşüncelere inanmadığını yaşamı boyunca dile getiren Nesimi Çimen, bir röpor...

Aşık Kul Hasan Kimdir?

Resim
Âşık Kul Hasan Gören, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinin Emir İlyas köyünde 1933 yılında doğdu. Babası Yetimi Hamit, köyün beş kabilesinden biri ve tek Alevi kabilesi olan Fetilleler kabilesinden. Kul Hasan aileye üç kız kardeşten sonra dâhil olur. Ve kısa zamanda ailenin baş tacı edilir. Tek erkek evlat olduğundan ayrıcalıklıdır. Kendi deyimi ile “haylaz” bir çocuktur. Şiir ve müzikle, 6-7 yaşlarında iken, köye gelip giden dedelerin ve ozanların muhabbetlerinde tanışır. Pir Sultan’dan, Şah Hatayi’den, Seyit Nesimi’den şiirler öğrenir. Bu muhabbetlerde En-el Hak felsefesiyle, insan sevgisiyle yoğrulur. 7 Ekim 1947 yılında evlenen ozanımızın dört kız, dört erkek çocuğu vardır. 1960 yılında köyden ayrılır; önce Mersin’e, oradan da Silifke’ye göçer. Aradığını burada bulamayan Kul Hasan, ömrünü noktalayacağı Ankara’ya göçer. Türkiye İşçi Partili (TİP) Yalçın Cerit ve Müşerref Hekimoğlu’nun yardımıyla Ankara Devlet Tiyatrosu’nda gece bekçisi olarak işe başlar. Yazdığı şiirlerden dolay...

Emekliler Alanlara İndi - Ahmet Koçak

Resim
Emekli sendikaları, taleplerini dillendirmek için  2-3 Ocak tarihinde   ülke genelinde eş zamanlı basın açıklaması yaptı. Çanakkale, Ayvacık, Küçükkuyu beldesinde ikamet eden emekliler, 3 Ocak, Salı günü, saat 13.00’de Küçükkuyu Mübadele Anıtı önünde toplanarak basın açıklaması yaptı. Tüm-Emekli Sen ve Disk Emekli Sen temsilciliklerinin öncülüğünde yapılan basın açıklamasına yaklaşık yüz kişi katıldı. Her iki kurum temsilcisi de kendi kurumlarının hazırladıkları basın açıklamasını okudu. Yapılan açıklamalarda özetle şunlar ifade edildi: “Sarayın istatistik kurumu haline gelen TÜİK'e göre açıklanan enflasyona göre emekliler enflasyona ezdirilmiyor. Oysa pazardaki, piyasadaki gerçek pahalılık hem emeklileri hem de emekçileri buldozer gibi eziyor. Yalan ve sahte enflasyon oranına göre maaşları belirleyenler de bu gerçeği zaten biliyorlar. (…) Daha altı ay önce maaşlarımıza yapılan yüzde 41'lik oran ne oldu? büyük gürültülerle yapılan yüzde 41 üzerine cebimizden yüzde 14...

Alevi Çatı Kurumlarının Ortaklaşa Hazırladığı "Basın Açıklaması"

Alevi Kültür Derneği Küçükkuyu Şubesinin öncülüğünde  21 Aralık günü  yapılan Maraş Katliamını anma günü Alevi çatı kurumlarının ortaklaşa hazırladığı "Basın Açıklamasını" yayınlıyoruz. Ahmet Koçak *** Maraş Katliamı Basın Açıklaması: Basına ve Kamuoyuna 19 Aralık 1978 günü başlayıp tam bir hafta süren ve insanlık tarihinin en kara günlerinden biri olarak tarihe geçen Maraş Katliamının 44.yılında katledilen canlarımızı bir kez daha anıyor ve anıları önünde saygı ile eğiliyoruz. Resmi rakamlara göre 120, gerçekte ise çok daha fazla insanın korkunç yöntemlerle katledildiği yüzlerce insanın yaralandığı, binlerce insanın toprağını terk etmek zorunda kaldığı Maraş katliamı bir Alevi Katliamıdır ve hala “ Türkiye’nin Kara Kutusu ” olma özelliğini korumaktadır. Maraş Katliamının üzerinden 44 yıl geçti. Yaşanan bu katliam, basit bir “Alevi-Sünni” düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar ciddi nedenleri ve derin sonuçları olan bir katliamdır. Maraş Katliamı noktasına, virgülüne kadar ...

Alevi Katliamları, Devlet ve Korkularla Yüzleşmek - Ahmet Koçak

Resim
Geleceğe Umutla Bakmak İçin: Alevi Katliamları, Devlet ve Korkularla Yüzleşmek Merhabalar canlar, Sözlerime, Maraş Katliamında hayatlarını kaybeden canlarımızı muhabbetle anarak başlamak istiyorum. Maraş katliamının üzerinden tam kırk dört yıl geçti. Kızılbaş-Aleviler, 1978 yılı Aralık ayında tam bir hafta süren, 19-26 Aralık günlerinde Maraş’ta bir vahşet yaşadı. Değerli canlar, Az önce izlediğimiz “Unutturulanlar - Maraş Katliamı” belgeseli 2007 yılında yayınlandı. Tamamı bir buçuk saat olan bu belgeselden sizler için yirmi dakikalık bir özet hazırladık. Belgeselde de izlediğiniz gibi Maraş merkezde yaşanan vahşette, resmi rakamlara göre 120 kişi katledildi. Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı, 100’e yakın işyeri tahrip edildi. Maraş Katliamı, planlamış ve önceden hazırlanmış bir katliamdır. O katliam niye yapıldı diye sorduğumuzda, nedenini araştırmaya başladığımızda karşımıza çıkan şeyin hiç de yabancısı olmadığımızı görüyoruz: Devlet. Devletin kolluk güçlerin...