Âşık Kul Hasan'ı Muhabbetle Anıyorum

Âşık Kul Hasan, 11 yıl önce bugün Hakk’a yürüdü. Hakk’a yürüyüşünün hemen ardından Sacayak Dergisine yazdığım bu yazıyı anısını yaşatmak için paylaşıyorum.

***

 Âşık Kul Hasan Hakk’a Yürüdü

Âşık Kul Hasan, (Hasan Gören) üç ay önce akciğer kanseri nedeni ile hastaneye kaldırıldı. Tedavi sonuç vermedi. Âşık Kul Hasan 12 Mart Cuma günü akşamı saat 8’de Hakk’a yürüdü.

Âşık Kul Hasan, 14 Mart Pazar günü Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezinde yapılan törenden sonra Karşıyaka Mezarlığında sırlandı. Töreni ve sırlama hizmetlerini Dertli Divani Baba yürüttü. Törende ozanın dostları ve ozan arkadaşları hazır bulundu. Törende sanatçı Tolga Çandar, Ozan Gönüllü Coşkun ve ben kısa birer konuşma yaptık.

Âşık Kul Hasan Kimdir?

Âşık Kul Hasan Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinin Emir İlyas köyünde 1933 yılında doğdu. Köyün tek Alevi kabilesindendir. Babası yoksuldur. Kul Hasan aileye üç kızdan sonra dâhil olur. Ailenin baş tacı edilir. Tek erkek evlat olduğundan ayrıcalıklıdır. Kendi deyimi ile “haylaz” bir çocuktur. Şiir ve müzikle, köye gelen dede ve ozanların muhabbetlerinde tanışır. Pir Sultan’dan, Şah Hatayi’den, Seyit Nesimi’den şiirler öğrenir. Bu muhabbetlerde Enel Hak felsefesiyle, insan sevgisiyle yoğrulur.

7 Ekim 1947 yılında evlenen ozanın, dört kız, dört erkek çocuğu vardır. 1960 yılı köyden ayrılır; Mersin’e, oradan Silifke’ye göçer. Ardından, ömrünü noktalayacağı Ankara’ya yerleşir.

Türkiye İşçi Partili’lerin yardımıyla Ankara Devlet Tiyatrosu’nda gece bekçisi olur. Şiirlerinden dolayı dava açılır, yargılanır. Beraat eder, ama işyerinden tazminatsız atılır. Ankara Belediyesi’nde işe alınır. Emekli olana kadar burada çalışır. İki kaseti yayınlanmıştır. “Bana Bana” 1994 yılında Can Dost Müzik tarafından, “Yana Yana” ise 1995 yılında Ada Müzik tarafından yayınlandı. Âşık Kul Hasan, 2000 yılında Danimarkalı sinema yönetmeni Elisabeth Rygard’ın yönettiği “Gönlümdeki Köşk Olmasa” adlı filmde rol aldı. Âşık Veysel rolünü oynadı.

Binin üzerinde şiiri bulunan ozanın tek şiir kitabı “Yirminci Yüzyılın İnsanlarıyız” 2004 yılında Alev Yayınlarınca yayınlandı. Şiirleri çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandı.

2004 yılında yayına hazırladığım kitabına yazdığım sunuş yazısında şunları dile getirmiştim:

“Âşık Kul Hasan çağdaş toplumcu halk ozanlarımızdan biridir. Ozanlık geleneğinin usta-çırak ilişkisi içinde pişmiş, gelişmiş, olgunlaşmıştır. Öte yandan 1960’larda Türkiye İşçi Partisi’nden başlayarak günümüze dek nice sosyalist örgütlerin, devrimcilerin içinden bulunmuş, siyasi görüş ve bilgisini pekiştirmiştir.

Kul Hasan yaşadığı çağı iyi kavramış, gündemi iyi takip etmiş, meselelerin özünü iyi yakalamıştır. Zaten ozan olabilmenin başlıca kıstasları arasında bunlar yok mudur?[...]

Kul Hasan’ın arzusu, insanların kardeşçe, özgürce, eşitçe yaşamasıdır. Zorbalık ve yobazlık en çok eleştirdiği ve karşı çıktığı konulardır. Ezilenden yanadır Kul Hasan.[...]

Maalesef Kul Hasan, birçok halk ozanımız gibi hak ettiği yerde değildir.”

Güle Güle Git Seni Unutmayacağız

Ne yazık ki, Kul Hasan da yeterince kadir, kıymet görmedi. Kul Hasan toplumun, özellikle de Alevi-Bektaşi dernek yöneticilerinin ilgisizliğinden yakınırdı. Halkın ozanına halkın sahip çıkmaması en büyük yarası idi! Bir şiirinde vefasızlara şöyle seslenmekte:

Kul Hasan’ım ahım yerde kalmasın
İkrarsız pirsizin yüzü gülmesin
Vefasız yar mezarıma gelmesin
Boşa ağlamasın öldükten sonra

Yetmiş yedi yaşında aramızdan ayrılan sevgili Hasan Babamız, güle güle git, seni unutmayacağız.

Ahmet Koçak

Sacayak Dergisi, Mart - Nisan 2010, Sayı 11








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seçim sonucunu iktidarın ekonomik ve ötekileştirici politikaları belirledi.

Ahmet Koçak Özgeçmiş

Esrarî Kimdir?