Sürek Farklılıkları ve Uygulamaları - Bir Yol Gazetesi Yazılarım - 2
Sürek
Farklılıkları ve Uygulamaları
Ahmet Koçak
Alevi-Bektaşilikte
Yol’a girmek, özellikle geleneksel
anlatıma göre, sürek farklılıklarının oluşmasından önce “Musahip Erkânı”ı ile gerçekleşmekte, Yol’a giren canların (iki eş, dört can) ikrarı beraber alınmaktaydı.
Bu durum günümüze gelene kadar değişikliklere uğramış, farklı sürekler ortaya
çıkmıştır. Bu farklılaşmanın tarihsel nedenleri olduğu kadar, inancın çağa ve
koşullara göre kendisini uyarlaması gerçeğini de göz ardı etmemek gerek.
Her
ne kadar Alevi-Bektaşi inancı kendisini çağa göre güncellese de, sürekteki
farklılaşmalarda en önemli etken Alevi-Bektaşi toplumunun tarihsel gerçeğidir. Nedir
bu tarihsel gerçeklik? Sürek farklılıkları nasıl oluşmuş? Ayrıntılarına
girmeden kısaca değinelim.
Hacı
Bektaş Dergâhı’nın on altıncı yüzyıldan günümüze kadar uğradığı baskılar,
Alevi-Bektaşi toplumunun örgütsel yapısının bozulmasına; örgütsel yapının
bozulması da sürek farklılıklarının oluşmasına neden olmuştur.
On
altıncı yüzyılda Hacı Bektaş Dergâhı Postnişini Kalender Çelebi’nin
katledilmesinin ardından Osmanlı, dergâha postnişin olarak Sersem Ali Babayı
atamış ve bu atama ile dergâh ikiye bölünmüş. Bu bölünme ile ilk sürek
farklılığı da ortaya çıkmıştır. Bu süreğe bugün “Babagan Süreği” denilmektedir.
Osmanlı’nın
bu parçala-böl-yönet taktiği, dergâha bağlı ocakların bir kısmını da
etkileyerek dergâhtan kopmasına neden olmuştur. Dergâhtan kopan ocakların ve
kendilerinin dergâhla bağlantılarının olmadığını ileri süren diğer ocakların süreğine
de “Dedegan Süreği” denilmektedir.
Hacı
Bektaş Dergâhı ve Dergâha bağlı ocakların süreğine ise “Çelebiler Süreği” denilmektedir.
Görüldüğü
gibi günümüzde, Alevi-Bektaşi inancında genel hatlarıyla karşımıza üç kol,
dolayısıyla üç sürek çıkmaktadır.
Bu
üç koldan Babağan kolu, yola girişte geleneksel Alevi-Bektaşi süreğini
uygulamamış kendi uyarladıkları süreği uygulamışlardır. Çelebiler süreği de
değişen toplumsal koşullara göre musahiplik kurumunun devam etmesinde yaşanan
sıkıntılar karşısında, “İkrar”
yöntemini uygulamaya başlamış.
Dedegan
ocakları ise günümüzde hâlâ “Musahipliği”
yola girmekte şart koşmaktadır. Musahipliğin günümüz koşullarında
uygulanmasında yaşanan zorluklardan dolayı, birçok ocak talipleri yıllık görgü
ve sorgudan geçmedikleri için yoldan uzaklaşmış, yolu unutmak zorunda kalmış.
Dedegan
ocaklarında, dolayısıyla geniş Alevi-Bektaşi-Kızılbaş tabanda yaşanan bu sorun
günümüzde çözüme kavuşmaz ise Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inancında asimilasyon, yok
oluş her geçen gün artarak devam edecektir.
Alevi-Bektaşi-Kızılbaş
toplumu inancını “İkrar” üzerine inşa
etmiştir. Yol’a ikrarda koşulan şart,
çağın koşullarına uymuyorsa bunda diretmenin bir faydası olmaz. Önemli olan yola
talip olanların ikrar vermesidir, ikrarı hangi yolla, yöntemle verdiği değil.
Yukarıda
bahsettiğimiz “Çelebi Süreği”nde
musahiplik şart koşulmadığı için bu sorun daha az yaşanmaktadır. Kişinin sadece
kendi özünden sorumlu tutulduğu “İkrar
verme” usulünün de uygulandığı bu sürek, diğer ocaklarımız tarafından
incelenmelidir.
Hünkâr
Dergâhına bağlı talipler, yani “Çelebi
Süreği” talipleri, köy, kasaba, şehir bulundukları her ortamda “İkrar ve Görgü Cemleri”ni düzenli bir
şekilde yapıyor olmaları bu nedenledir.
Aşk
olsun gönüllerini birleyen canlara.
15 Kasım 2019
Yorumlar
Yorum Gönder